6/10/2008 · Kategori: hayata dair hikayeler

MADDE I
Bu yasaya göre
önemli olan gerçektir bundan böyle
önemli olan yaşamdır
el ele verip
gerçek yaşam için çalışılacaktır.


MADDE II
Bu yasaya göre, iş günlerinin
bulutlu Salıların bile
bir Pazar sabahı olmaya hakları vardır.


MADDE III
Bu yasaya göre
günebakanlar olacaktır her pencerede
günebakanlara da tanınmıştır
gölgede açma hakkı;
pencereler bütün gün açık tutulacaktır
umudun boy attığı yeşilliğe.


MADDE IV
Bu yasaya göre
insan, insana kuşku duymayacaktır.
İnsan, insana güvenecektir artık
rüzgâra güvenen ağaç gibi,
havaya güvenen rüzgâr gibi,
göğün mavi tarlasına güvenen hava gibi.


PARAGRAF Iİnsan, insana güvenecektir
çocuğa güvenen çocuk gibi.


MADDE V
Bu yasaya göre, kurtulmuştur insanlar
yalanların boyunduruğundan.
Kimse kuşanmak zorunda değildir artık
sessizliğin zırhını,
sözcüklerin silahını.
Sofradaki insana
tatlıdan önce gerçek verilecektir.



MADDE VI
Bu yasaya göre
gerçekleşecektir peygamberin düşü:
kurt, kuzuyla otlayacaktır
ne Tat alırlarsa yediklerinden
aynı tadı alacaklardır yine.


MADDE VII
Bu yasaya göre
doğruluk ve aydınlık hüküm sürecek
ve insanların içinde dalgalanan
cömert bir bayrak olacaktır mutluluk.


MADDE VIII
Bu yasaya göre, en büyük acı
bitkide çiçek mucizesi yaratan şeyin
su olduğunu bilip de
sevgi verememek olmuştur ve olacaktır
sevgi arayan kimseye.


MADDE IX
Bu yasaya göre
alın teri taşıyacaktır ekmek.
Ama her şeyin üstünde, her şeyden önce
sevginin ılık tadını taşıyacaktır.


MADDE X
Bu yasaya göre, herkes
ne zaman dilerse giyebilecektir
bayram giysilerini.


MADDE XI
Bu yasaya göre
seven hayvandır insan
güzeldir,
seher yıldızından bile güzeldir.


MADDE XII
Bu yasaya göre
buyruk yoktur artık, yasak yoktur.
Her şeye izin verilmiştir,
gergedanlarla bile oynayabilir insan
ve ikindi üstü yürüyüş yapabilir
elinde kocaman bir begonyayla.


PARAGRAF II
Bir tek şey yasaklanmıştır:
sevip de sevgi duyamamak.



MADDE XIII
Bu yasaya göre, artık
satın alamayacaktır kimse
doğacak güneşleri.
Korkunun sandığından çıkarılacak
ve bir dostluk kılıcı olacaktır para,
gelecek günleri kutlama hakkını,
şarkı söyleme hakkını savunacaktır.



SON MADDE
Bu yasaya göre
yasaklanmıştır özgürlük sözcüğünü kullanmak,
ağzın aldatıcı pisliğinden
ve sözlüklerden kaldırılacaktır.
Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte
diri ve saydam bir şey olacaktır özgürlük
ateş gibi, ırmak gibi,
bir buğday tanesi gibi,
ve insan yüreğine yerleşecektir.


Thiago De MELLO

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

6/10/2008 · Kategori: hayata dair hikayeler

Aklın Yolu

Bu yazının, bir kopyası duvarında asılı olduğu için Kalkütalı Rahibe Teresa'ya ait olduğu söylenir. Esasen Dr.Kent M. Keith tarafından 19 yaşındayken yazılmıştır ve ilk kez 1968 yılında Harvard Öğrenci Ajansı tarafından yayınlanmıştır.


İnsanlar çoğu kez akılsız, mantıksız ve ben merkezli davranırlar. Sen yine de onları affet.

Eğer iyi niyetliysen, insanlar seni bencillikle ve gizli amaçlar gütmekle suçlayabilirler. Sen yine de iyi niyetli ol.

Eğer başarılıysan sahte arkadaşlar ve gerçek düşmanlar kazanırsın. Sen yine de başarmaya devam et.

Bugün yaptığın iyilik yarın unutulur. Sen yine de iyilik yap.

Dürüst ve açık sözlüysen hassas olup kolay incinebilirsin. Sen yine de dürüst ve açık sözlü ol.

En büyük adamlar ya da kadınlar, küçük beyinli küçük adamlar ya da kadınlar tarafından tuzağa düşürülebilirler. Sen yine de büyük düşün.

İnsanlar mazlumları kayırırlar ama yüksektekileri takip ederler. Sen yine de mazlumlar için savaş.

Senin yıllarca uğraşarak yaptığını, bir başkası bir gecede yok edebilir. Sen yine de yapmaya

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

6/10/2008 · Kategori: hayata dair hikayeler

Dostunu Unutan Dostlara...

Gözyaslarim akti sel oldu
sensizligin acisi gönlüme doldu
zamanla anladimki bu dostlukta bir son buldu!!
Ben giderken aglayan o gözler dönüsüme sevinmedi
ben solarken sensizlige göz yaslarim hic dinmedi
Senden ayrilirken dostum icimden bir parca koptu
senden ayrilirken canim aslinda bir yarimi sende biraktim

Ben hic asık olmamisim megerse
Ben hic sevmemisim öyleyse
Seni tanidigim gün ögrendim ben sevmeyi
seninle anladim ben dostluk denen bu kavrami

Megerse dostluk asktan yüceymis
megerse dost dedigin seni senden cok severmis
Ögrendim bende zamanla bu kavrami
anladimki asksiz bi hayat oluyor ama dostsuz asla!
Bana dostlugu ögreten kalbin simdi cok uzaklarda
elimi uzatsam dokunabilirim aslinda

ama artik sen bir şirin oldun ben ise bir mecnun
ask denen bu kelimenin anlamini aramaktayiz
ben hala sana dostum derken
seni canimdan cok severken
sen aski bana tercih ettin
bana ögrettigin bu dostluk kavramini hice saydin

Gözyaslarim gidisine degil dostum
gözyaslarim sadece beni unutmana
isyanim sana degil bitanem
isyanim sadece sensiz gecen zamana!

Senin icin akan her gözyasim
seninle agladigim her an
seni özledigim her gün
hepsi sana feda olsun dostum
Bana dostlugu sen ögrettin
elbet unutmayida ögretecek biri cikacaktir karsima!





Yüz yüze dostluklar vardır;
Güneşle ayçiçeğinin dostluğu, böyle bir dostluktur mesela.
Ayçiçeği sabahtan akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten...

Uzak dostluklar vardır;
Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl, birbirlerinin uzak dostlarıdır.
Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine...

Sessiz dostluklar vardır;
Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur.
Herşeyden konuşur sessizce bu eller...

Zorunlu dostluklar vardır;
Pazar ile Pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür, Pazartesi hızlı bir gün...
Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yanyana durmak zorundadırlar...

Uzun dostluklar vardır;
İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar ve
uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında...

Günün birinde ölen dostluklar vardır;
Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu gibi...
Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip de, bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binalar yükseldiği zaman ölen dostluklar...

Vakitsiz dostluklar vardır;
Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin...
Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur...

Bakımsız dostluklar vardır bir de...
Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik mektubun bile çok görüldüğü dostluklar...

HİÇ BİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE...

GERÇEK DOSTLARINIZIN SiZi HİÇBİRZAMAN UNUTMAMALARI DiLEĞİYLE...

alıntıdır...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::